Dünyanın yarısını oluşturan nüfusumuzla her türlü baskı ve şiddete gündelik yaşamımızın bir parçası olarak maruz kalan biz kadınlar için güçlenme ve dayanışma mekanizmaları oluşturmak her daim çok önemli.

Bizler pole dance’ta sadece bir fiziksel egzersiz rejimi ya da eğlenceli bir hobi bulmuyoruz. O direk aynı zamanda hayatımızın, ruhumuzun ve bedenimizin kontrolünü elimize almamızı sağlayan bir araç. Nasıl mı?

  1. Narin çiçekler değiliz.

Her ne kadar günümüzde aksini savunan yaklaşımlar yaygınlaşmaya başlasa da hala kız çocuklarının çoğu atletik başarılarda erkeklerden bir adım geride olması doğal kabul edilen narin bir çiçek olduğu söylemiyle büyüyor. Araştırmalar gösteriyor ki, kadınların azımsanmayacak bir kısmı halen erkek egemen spor alanlarında yetersizlik hissine kapılıyorlar. Çok ciddi bir dayanıklılık ve güç antrenmanı olan pole dance ise kadınlara aslında neler yapabileceklerini gösteriyor. Kendi vücut ağırlığını havada taşımak ve kendi gücüne şahit olmak inanılmaz bir güven kaynağı.

  1. Her beden pole yapabilir

Pole dance’ta nasıl göründüğünün, yağ oranının ne kadar olduğunun, selülitlerinin, çatlaklarının hiçbir önemi yoktur. Bunlar, insan olmanın ve fiziksel bir bedene sahip olmanın doğal sonuçları olarak görünür. Önemli olan o bedenin neler yapabildiğidir. Bu sayede kadınlara dikte edilen korkunç olumsuz beden algısı zaman içerisinde yıkılır. Egzersiz nefret ettiğin bedenine karşı verdiğin bir ceza olmaktan çıkar. Bedeninle gurur duymaya, onu gerçekten sevmeye başlarsın.

  1. Bir ifade aracı olarak pole

Pole dance en temelde ve aslolarak harekettir, hareket de duyguların dışavurumu için bir mecra: seksi, duygusal, öfkeli, neşeli, üzgün, kırgın… ruhunda her ne var ise, son derece dolaysız ve güçlü bir şekilde dansınla ifade edebilirsin. Üstelik bu ifade aracı bir o kadar da demokratiktir; çünkü melez bir branş olan ve her geçen gün sınırları genişleyen pole dance’ta, doğası gereği, her bedenin yapabileceği, her ruhun keyif alacağı bir şeyler muhakkak vardır.

  1. Kızkardeşlik dayanışması

Kadınlar tarafından domine edilen, kadınların işlettiği stüdyolarda kadınların ders aldığı, bir arada çalışan herkesin birbirinin en kırılgan, en güçlü, “en çıplak” halini gördüğü bir sektör pole dance. Elbette tek boynuzlu atların gökkuşağı kustuğu bulutların üzerindeki bir cennet bahçesi değil. Yine de, dünya çapında kendini pole camiası içerisinde gören kadınlar arasında belli bir bağlılık ve paylaşılan ortak değerler var.

Bu yazının amacı her kadın pole yapmalıdır, kadınların kurtuluşu pole’a bağlıdır, patriarkiyi yıkmak için stüdyomuza kaydolun, demek değil. Şair burada daha çok “her ne yapıyorsak yapalım bunu hakim söylemleri ters yüz edecek bir farkındalıkla ve niyetle yapalım” diyor.

Erkek polecuları da seviyor ve destekliyoruz. Bizimle aynı temel prensipleri taşıdıkları ve pole’a aynı şekilde yaklaştıkları sürece 🙂

 

Yazan: Özge Uraz Kum / Pole Dance Eğitmeni
@ozgeurazkum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü